<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-6320892483772283433</id><updated>2011-07-30T18:02:35.287-07:00</updated><title type='text'>yvzslm2</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://yvzslm2.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6320892483772283433/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yvzslm2.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>seloris</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10818621440326515137</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='25' height='32' src='http://www.resimload.com/070325/faG_edwardscissorhands.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>3</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6320892483772283433.post-1666011613659177046</id><published>2010-08-14T11:01:00.000-07:00</published><updated>2010-08-14T13:41:38.142-07:00</updated><title type='text'>bomba bilardo</title><content type='html'>&lt;table width="699"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style="background: url(&amp;quot;/oyunparki/i/bck1.gif&amp;quot;) repeat scroll 0% 0% transparent;" align="center"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;    &lt;object classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,29,0" width="650" height="500"&gt;     &lt;param name="movie" value="/oyunparki/i/swf/bb_combo2006.swf"&gt;     &lt;param name="quality" value="high"&gt;     &lt;embed src="http://www.sporx.com/oyunparki/i/swf/bb_combo2006.swf" quality="high" pluginspage="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer" type="application/x-shockwave-flash" width="650" height="500"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;/table&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6320892483772283433-1666011613659177046?l=yvzslm2.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yvzslm2.blogspot.com/feeds/1666011613659177046/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://yvzslm2.blogspot.com/2010/08/bomba-bilardo.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6320892483772283433/posts/default/1666011613659177046'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6320892483772283433/posts/default/1666011613659177046'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yvzslm2.blogspot.com/2010/08/bomba-bilardo.html' title='bomba bilardo'/><author><name>seloris</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10818621440326515137</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='25' height='32' src='http://www.resimload.com/070325/faG_edwardscissorhands.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6320892483772283433.post-6332934040415411402</id><published>2009-01-28T14:29:00.000-08:00</published><updated>2009-01-28T14:30:05.450-08:00</updated><title type='text'>Uykudaki "Mantık"ı Dürtükleyen Adam: Galileo</title><content type='html'>&lt;p&gt;Rivayete göre, genç ve hırslı profesör günün birinde (muhtemelen 1591'de bir gün) elinde abanoz ve kurşundan yapılmış toplarla dolu bir torbayla Pisa kulesine çıkar, Pisa Üniverstesi'nin şamatacı öğrencilerinin ve durumdan rahatsız profesörlerinin gözleri önünde, farklı ağırlıkta ve aynı büyüklükteki topları aşağı atmaya başlar. Amacı Aristotales'in iki bin yıl önce ortaya attığı "cisimler ağırlıklarıyla orantılı hızda düşerler" ilkesini çürütmekti ve çürüttü de.&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="imajsol"&gt;&lt;img src="http://www.hafif.org/imaj/deadlyman/galileo.jpeg" alt="\" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt; İşte Galileo'nun düşünsel üslubu böyleydi; uç noktalardaki gözlemlere başvurmak. Stephen Hawking'in yazdığı gibi "Galileo modern bilimin doğuşunda belki de herkesten daha fazla pay sahibiydi...Galileo; insanoğlunun dünyanın işleyişini anlamada umut besleyebileceğini ve dahası bunu gerçek dünyayı gözlemleyerek başarabileceğini öne süren ilk kişilerden biriydi". Serbest düşüş deneylerinde zamanın karesine bağlılık ilkesini (s=gt^2/2) geliştirdi. Aristotales'in ilkesini inkar etmesi ona iyi-kötü bir ün kazandırmış ve Pisa Üniversite'sindeki sözleşmesinin yenilenmemesine sebep olmuştu. Pavdova'daki kısa bir süre önce boşalan matematik kürsüsüne talip oldu, sınav görevlilerinin ve Venedik senatosunun onayını aldı. Pavdova entellektüel açıdan daha zengin bir atmosfere sahipti. 1609'da Flemenk gözlük yapımcılarının uzaktaki nesneleri yakında gösteren bir optik aygıtı icat ettikleri haberi yayıldı. Galileo böyle bir aletle neler yapılabileceğini düşününce bunun parlak bir fırsat olduğunu hemen anladı. Bu aygıtın içbükey ve dışbükey merceklerden meydana geldiğini tahmin ederek hemen alet imalatcısına koştu. 24 saat içinde göğe çevrilecek olan ilk teleskobun yapımını tamamladılar. &lt;p&gt;                  &lt;/p&gt;&lt;div style="margin: 0pt 0pt 20px; text-align: center;"&gt;                &lt;!--/* Openads Javascript Tag v2.4.0 */--&gt;  &lt;script type="text/javascript"&gt;&lt;!--//&lt;![CDATA[    var m3_u = (location.protocol=='https:'?'https://openads.pilli.com/www/delivery/ajs.php':'http://openads.pilli.com/www/delivery/ajs.php');    var m3_r = Math.floor(Math.random()*99999999999);    if (!document.MAX_used) document.MAX_used = ',';    document.write ("&lt;scr"+"ipt type="'text/javascript'" src="'" zoneid="25" cb="'" exclude=" + document.MAX_used);    document.write (" loc=" + escape(window.location));    if (document.referrer) document.write (" referer=" + escape(document.referrer));    if (document.context) document.write (" context=" + escape(document.context));    if (document.mmm_fo) document.write (" mmm_fo="1"&gt;&lt;\/scr"+"ipt&gt;"); //]]&gt;--&gt;&lt;/script&gt;&lt;script style="display: none;" type="text/javascript" src="http://openads.pilli.com/www/delivery/ajs.php?zoneid=25&amp;amp;cb=87354085282&amp;amp;loc=http%3A//www.hafif.org/yazi/uykudaki-mantik-i-durtukleyen-adam&amp;amp;referer=http%3A//www.pilli.com/uyelik/login"&gt;&lt;/script&gt;&lt;noscript&gt;&lt;a href="'http://openads.pilli.com/www/delivery/ck.php?n="a077f781&amp;amp;cb="INSERT_RANDOM_NUMBER_HERE'" target="'_blank'"&gt;&lt;img src="'http://openads.pilli.com/www/delivery/avw.php?zoneid="25&amp;amp;n="a077f781'" border="'0'" alt="''" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/noscript&gt;   &lt;/div&gt;                                                                                                                              &lt;div class="imajsol"&gt;&lt;img src="http://www.hafif.org/imaj/deadlyman/aaaagalileo-telescope.jpg" alt="\" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Gösterişli bir törenle 8 kat büyütme gücüne sahip bir teleskopu Venedik düküne verdi. Büyük bir ikramiye ile ödüllendirildi, maaşı iki katına çıkarıldı ve ömürboyu hocalık sözleşmesi yenilendi. Sonra teleskobu ile gözlemler yapmaya çekildi. Birkaç yıl içerisinde Ay'ın dağlık yüzeyini, Jüpiterin dört uydusunu, Venüsün evrelerini, Satürn'ün halkalarını ve Güneş lekelerini gözlemledi. Yıldızların Habercisi adlı kitabı tüm Avrupa'da sansasyon yarattı. Jüpiterin uydularının hareketlerinin Jüpiter merkezli; Venüs'ün hareketinin de Güneş merkezli olduğunu anlamıştı.&lt;br /&gt;&lt;div class="imajsol"&gt;&lt;img src="http://www.hafif.org/imaj/deadlyman/391px-galileo-script-arp-600pix-jpg.jpg" alt="Jüpiter ve uydularıyla alakalı bir notu" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;Jüpiter ve uydularıyla alakalı bir notu&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Yani &lt;a target="_blank" href="http://en.wikipedia.org/wiki/Nicolaus_Copernicus"&gt;Kopernikçi&lt;/a&gt; yaklaşımın doğruluğunu görmüştü. Bunlar yüzyıllardır kilise dogması haline gelen dünya merkezli evren teorisine ters düşüyordu. 1611'de Vatikan'ı astronmi buluşlarıyla etkilemek için bir resmi ziyarette bulunmak istedi. Tehlikeli sulara açılmak istiyordu. Anca bu ziyarette bu çelişkiler görmezden gelindi ve ziyaret olaysız geçti. Papa V. Paulus'la görüşüp duasını ve desteğini aldı. Papalık makamı adına resmi görüşü bildirmek Kardinal Ballermine'in göreviydi. Birtakım matematikçi ve astronomdan görüş istedi ve Gallileonun görüşlerine teyid aldı. 1612 ilkbaharında Galileo'ya bir rakip çıktı. Apelles adındaki bu kişi Güneş lekelerini önce kendisinin gözlemlediğini ve bunların güneşin önünden geçmekte olan yıldızlar oldığını iddia etti. Galileo Apellese bir dizi cüretkar açık mektup yazdı. Bu mektuplarda Galileo, Kopernikçi yaklaşımın doğruluğuna inandığını itiraf ediyordu. Din cephesinden ilk saldırı &lt;a target="_blank" href="http://galileo.rice.edu/chr/caccini.html"&gt;Tommaso Caccini&lt;/a&gt; adlı bir genç papazdan geldi. Papaz yerleşik öğeleri savunmadan butün olayları anlamaya çalışmanı n ahlaklı olduğunu söylüyordu. Bir başka peder konuyu Roma Engizisyonu'na götürdü. Engizisyoncular Kopernik öğretilerini aptalca ve sapkın buldu ve Kopernikçi yaklaşımın dillendirilmemesi ve tartışılmaması talimatı verildi. Aksi halde Galileo hapse atılacaktı. Karar Galileo'ya Kardinal Bellarmine tarafından bildirildi. Galileo kararı itirazsız kabul etti. Galileo'nun kitapları yasaklanmamış ama "dünya dönüyor" demek yasaklanıştı. Budan sonra Galileo bir süre pratik bilime yöneldi. Mikroskop ile çalıştı ve böceklerin büyütülmüş görüntülerini inceledi. Ancak 1618'de geçen üç kuyruklu yıldızdan sonra ortaya atılan yanlış fikirler ve yeni bir Papa'nın gelmesi üzerine astronomiye yeniden döndü. İsim zikretmeden Kopernik Aristotales ve kendi görüşlerini tartışan üç karakterin anlatıldığı "&lt;a target="_blank" href="http://en.wikipedia.org/wiki/Dialogue_Concerning_the_Two_Chief_World_Systems"&gt;İki Büyük Dünya Sistemi Hakkında Dialoglar&lt;/a&gt;" adlı bir kitap yazmaya başladı. Tartışmalar varsayımlar üzerinden ilerliyor ve kesin bir karara bağlanıyordu.&lt;br /&gt;&lt;div class="imajsol"&gt;&lt;img src="http://www.hafif.org/imaj/deadlyman/800px-galileos-dialogue-title-page.png" alt="Dialogue Concerning the Two Chief World Systems" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;Dialogue Concerning the Two Chief World Systems&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;1629'da kitabı tamamlamasına rağmen Vatikan'dan izin geç geldi ve 1632'de yayınlandı. Aynı yıl içide Engizisyon yayını yasakladı. 1633'de Engizisyon önünde kendini savunması için Roma'ya çağırıldı. Yeni &lt;a target="_blank" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Papa_listesi"&gt;Papa, Urbanus&lt;/a&gt;'un görüşleri sandığının tam tersine idi. Yargılama 12 Nisan'da başladı. Mahkeme 1616'da Galileo'ya dünyanın hareketlerini tartışmaması emrinin verildiğini ileri sürüyordu. Oysa ki karar öyle değildi. Ayrıca kitapta herhangi bir görüş benimsenip savunulmuyor herhangi bir sonuca bağlanmıyordu. Yani Galileo insanları düşünmeye sevketmek istiyor, engizisyoncularsa bu konuda düşünmeyi yasaklamak istiyordu. Hukuken Galileo'nun kazanması gereken davadan eserin yasaklanması ve Galileo'nun ömürboyu hapsi kararı çıktı. Yaşı ve hastalıkları sebebiyle ev hapsine mahküm edilmesi kararlaştırıldı. 1642'de evinde öldü. Geride ise üzerine çıkmak için çok sağlam ve yüksek omuzlar bıraktı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6320892483772283433-6332934040415411402?l=yvzslm2.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yvzslm2.blogspot.com/feeds/6332934040415411402/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://yvzslm2.blogspot.com/2009/01/uykudaki-mantk-durtukleyen-adam-galileo.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6320892483772283433/posts/default/6332934040415411402'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6320892483772283433/posts/default/6332934040415411402'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yvzslm2.blogspot.com/2009/01/uykudaki-mantk-durtukleyen-adam-galileo.html' title='Uykudaki &quot;Mantık&quot;ı Dürtükleyen Adam: Galileo'/><author><name>seloris</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10818621440326515137</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='25' height='32' src='http://www.resimload.com/070325/faG_edwardscissorhands.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6320892483772283433.post-1208554321076808168</id><published>2009-01-24T06:35:00.001-08:00</published><updated>2009-01-24T06:35:26.618-08:00</updated><title type='text'>Ayakkabıcı</title><content type='html'>Ayakkabıcı, yeni getirdiği malları vitrine yerleştirirken, sokaktaki&lt;br /&gt;  bir çocuk onu izlemekteydi. Okullar kapanmak üzere olduğundan, spor&lt;br /&gt;  ayakkabılara rağbet fazlaydı. Gerçi mallar lüks sayılmazdı; ama küçük&lt;br /&gt;  bir dükkan için yeterliydi. Onların en güzelini ön tarafa koyunca,&lt;br /&gt;  çocuk vitrine doğru biraz daha yaklaştı. Fakat bir koltuk değneği&lt;br /&gt;  kullanmaktaydı. Hem de güçlükle.&lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;  Adam ona bir kez daha göz attı. Üstündeki pantolonun sol kısmı,&lt;br /&gt;  dizinin alt kısmından sonra boştu. Bu yüzden de sağa sola uçuşuyordu.&lt;br /&gt;  Çocuğun baktığı ayakkabılar, sanki onu kendinden geçirmişti. Bir&lt;br /&gt;  müddet öyle durdu. Daldığı hülyadan çıkıp yola koyulduğunda, adam&lt;br /&gt;  dükkandan dışarı fırlayıp:&lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;  - Küçük!. diye seslendi. Ayakkabı almayı düşündün mü? Bu seneki&lt;br /&gt;  modeller bir harika!.&lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;  Çocuk, ona dönerek:&lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;  - Gerçekten çok güzeller!. diye tebessüm etti. Ama benim bir bacağım&lt;br /&gt;  doğuştan eksik.&lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;  - Bence önemli değil!. diye atıldı adam. Bu dünyada her şeyiyle tam&lt;br /&gt;  insan yok ki!. Kiminin eli eksik, kiminin de bacağı. Kiminin de aklı&lt;br /&gt;  ya da vicdanı. Küçük çocuk, bir şey söylemiyordu. Adam ise konuşmayı&lt;br /&gt;  sürdürdü:&lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;  - Keşke vicdanımız eksik olacağına, ayaklarımız eksik olsa idi.&lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;  Çocuğun kafası iyice karışmıştı. Bu sefer adama doğru yaklaşıp:&lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;  - Anlayamadım!. dedi. Neden öyle olsun ki?&lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;  - Çok basit!. dedi, adam. Eğer vicdan yoksa, cennete giremeyiz. Ama&lt;br /&gt;  ayaklar yoksa, problem değil. Zaten orada tüm eksiklikler&lt;br /&gt;  tamamlanacak.&lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;  Hatta sakat insanlar, sağlamlara oranla daha fazla mükafat görecekler...&lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;  Küçük çocuk, bir kez daha tebessüm etti. O güne kadar çektiği acılar,&lt;br /&gt;  hafiflemiş gibiydi. Adam, vitrini işaret ederek:&lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;  - Baktığın ayakkabı, sana yakışır!. dedi. Denemek ister misin?&lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;  Çocuk, başını yanlara sallayıp:&lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;  - Üzerinde 30 lira yazıyor, dedi. Almam mümkün değil ki!.&lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;  - İndirim sezonunu, senin için biraz öne alırım!. dedi adam. Bu durumda 20&lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;  liraya düşer. Zaten sen bir tekini alacaksın, o da 10 lira eder.&lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;  Çocuk biraz düşünüp:&lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;  - Ayakkabının diğer teki işe yaramaz!. dedi. Onu kim alacak ki?&lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;  - Amma yaptın ha!. diye güldü adam. Onu da sağ ayağı eksik olan bir&lt;br /&gt;  çocuğa satarım. Küçük çocuğun aklı, bu sözlere yatmıştı. Adam, devam&lt;br /&gt;  ederek:&lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;  - Üstelik de öğrencisin değil mi? diye sordu.&lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;  - İkiye gidiyorum!. diye atıldı çocuk. Üçe geçtim sayılır.&lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;  - Tamam işte!. dedi adam. 5 Lira da öğrenci indirimi yapsak, geri&lt;br /&gt;  kalır 5 lira. O da zaten pazarlık payı olur. Bu durumda ayakkabı&lt;br /&gt;  senindir, sattım gitti!. Ayakkabıcı, çocuğun şaşkın bakışları arasında&lt;br /&gt;  dükkana girdi. İçerideki raflar, onun beğendiği modelin aynısıyla&lt;br /&gt;  doluydu. Ama adam, vitrinde olanı çıkarttı. Bir tabure alıp döndükten&lt;br /&gt;  sonra çocuğu oturtup yeni ayakkabısını giydirdi. Ve çıkarttığı eskiyi&lt;br /&gt;  göstererek.&lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;  - Benim satış işlemim bitti!. dedi. Sen de bana, bunu satsan memnun&lt;br /&gt;  olurum.&lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;  Şaka mı yapıyorsunuz? diye kekeledi çocuk. Onun tabanı delinmek üzere.&lt;br /&gt;  Eski bir ayakkabı, para eder mi?&lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;  - Sen çok câhil kalmışsın be arkadaş.. dedi, adam. Antika eşyalardan&lt;br /&gt;  haberin yok herhalde. Bir antika ne kadar eski ise o kadar para tutar.&lt;br /&gt;  Bu yüzden ayakkabın, bence en az 30-40 lira eder.&lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;  Küçük çocuk, art arda yaşadığı şokları üzerinden atabilmiş değildi.&lt;br /&gt;  Mutlaka bir rüyada olmalıydı. Hem de hayatındaki en güzel rüya.&lt;br /&gt;  Adamın, heyecandan terleyen avuçlarına sıkıştırdığı kağıt paralara göz&lt;br /&gt;  gezdirdikten sonra, 10 liralık banknotu geri vererek:&lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;  - Bana göre 20 lira yeterli.. dedi. İndirim mevsimini başlattınız ya!..&lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;  Adam onu kıramayıp parayı aldı. Ve bu arada yanağına bir öpücük&lt;br /&gt;  kondurdu. Her nedense içi içine sığmıyordu. Eğer bütün mallarını bir&lt;br /&gt;  günde satsa, böyle bir mutluluğu bulamazdı. Çocuk, yavaşça yerinden&lt;br /&gt;  doğruldu. Sanki koltuk değneğine ihtiyaç duymuyordu. Sımsıcak bir&lt;br /&gt;  tebessümle teşekkür edip:&lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;  - Babam haklıymış!. dedi. 'Sakat olduğum için üzülmeme hiç gerek yok!'&lt;br /&gt;  demişti.&lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;  Her rüzgar savuracak bir toz bulur,&lt;br /&gt;  Her hayat yaşanacak bir can bulur,&lt;br /&gt;  Her umut gerçekleşecek bir düş bulur&lt;br /&gt;  Bulunmayacak tek şey senin benzerindir&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6320892483772283433-1208554321076808168?l=yvzslm2.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yvzslm2.blogspot.com/feeds/1208554321076808168/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://yvzslm2.blogspot.com/2009/01/ayakkabc.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6320892483772283433/posts/default/1208554321076808168'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6320892483772283433/posts/default/1208554321076808168'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yvzslm2.blogspot.com/2009/01/ayakkabc.html' title='Ayakkabıcı'/><author><name>seloris</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10818621440326515137</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='25' height='32' src='http://www.resimload.com/070325/faG_edwardscissorhands.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
